Cerrahi dışı yöntemler

Mide balonu, mide botoksu ve endoskopik tüp mide, ameliyat istemeyen ya da ameliyat için uygun olmayan kişilerde gündeme gelen endoskopik uygulamalardır. Üçü de kesi gerektirmez; ama etkileri, kalıcılıkları ve kanıt düzeyleri birbirinden çok farklıdır.

Mide balonu

Endoskopla mideye yerleştirilen ve içi sıvı veya hava ile doldurulan bir balondur. Midede yer kapladığı için daha az besinle doyma hissi sağlar. Belirli bir süre sonra çıkarılır.

İlk günlerde bulantı ve karın ağrısı sıktır; çoğu kişide birkaç günde geçer, bir kısmında ise balonun erken çıkarılması gerekebilir.

Balon çıkarıldıktan sonra ne olacağı, o süre boyunca beslenme alışkanlığının değişip değişmediğine bağlıdır. Alışkanlık değişmediyse kilo geri gelir. Balonu bir başlangıç aracı olarak görmek doğru, tek başına bir tedavi olarak görmek yanlıştır.

Mide botoksu

Endoskopla mide duvarındaki belirli bölgelere botulinum toksini enjekte edilmesidir. Amaç, mide kaslarının kasılmasını geçici olarak yavaşlatarak mide boşalmasını geciktirmek ve tokluk hissini uzatmaktır.

Burada açık olmak gerekiyor. Bu uygulama son yıllarda çok yaygın biçimde tanıtılıyor, ancak bilimsel kanıt düzeyi obezite cerrahisiyle karşılaştırılabilecek durumda değil. Yapılan çalışmalar küçük, sonuçlar değişken ve etkinin süresi sınırlıdır.

Yani: bazı kişilerde birkaç ay boyunca iştahta azalma bildirilir, ancak bunun kalıcı kilo kaybına dönüştüğünü gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Ciddi bir kilo sorununuz varsa, bu yöntemin ameliyatın yerini tutmasını beklemeyin.

Bunu size söylememin sebebi, aksini söyleyen çok sayıda tanıtımla karşılaşacak olmanız.

Endoskopik tüp mide (ESG)

Ağızdan girilen endoskopla midenin içeriden dikilerek daraltılmasıdır. Ameliyattaki tüp mideden farkı, midenin bir bölümünün çıkarılmamasıdır; mide küçültülür ama vücutta kalır. Kesi yoktur, genel anestezi altında yapılır, hasta genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu olur.

Kanıt durumu balon ve botokstan farklıdır: kontrollü çalışmalarda bir yıl içinde anlamlı ve sürdürülen kilo kaybı gösterilmiştir, ancak bu kayıp cerrahi tüp mideninkinden belirgin olarak azdır. Bu yüzden ESG, ameliyat gerektirmeyen ama balonun yetmeyeceği bir ara basamak olarak, özellikle vücut kitle indeksi 30–40 arasındaki hastalarda anlamlıdır. Dikişler gevşerse etki azalabilir; ileride ameliyat gerekirse yapılabilir.

Açıkça söylemem gereken bir şey var: bu yöntemi kısa süredir uyguluyorum ve sertifikasyon sürecindeyim; işlemleri deneyimli bir proktörle birlikte yapıyorum. Bunu görüşmede de söylüyorum; hastanın hangi aşamadaki bir uygulamayı kabul ettiğini bilmesi gerekir.

Kimde düşünülür

  • Ameliyat için uygun olmayan ya da ameliyatı kabul etmeyen kişilerde
  • Ameliyat öncesinde riski azaltmak için bir miktar kilo verilmesi gerektiğinde
  • Kilo fazlalığı cerrahi eşiğin altında olan kişilerde, beslenme programına ek olarak

Her üç durumda da bu yöntemler beslenme düzeni ve hareketlilikle birlikte anlam kazanır. Tek başlarına uygulandıklarında etkileri geçicidir.

Karar verirken

Bir yöntemin daha az girişimsel olması, sizin için daha uygun olduğu anlamına gelmez. Bazen daha küçük bir işlemle vakit kaybetmek, asıl gereken tedaviyi geciktirir.

Hangisinin size uygun olduğunu; kilonuz, eşlik eden hastalıklarınız ve beklentiniz birlikte değerlendirilerek konuşuruz.

Değerlendirme için randevu Obezite cerrahisi

WhatsApp