Kanser cerrahisi
Sindirim sistemi kanserlerinde ameliyat, tedavinin tek başına değil bir parçasıdır. Bu sayfada hangi ameliyatları kapalı yöntemle yaptığımı, kapalı yöntemin neyi değiştirip neyi değiştirmediğini ve ameliyattan önce ve sonra sizi neyin beklediğini anlattım.
Hangi ameliyatlar kapalı yöntemle yapılıyor
Kolon kanserleri. Kalın bağırsağın tüm bölümlerine yerleşen tümörlerde ameliyatı laparoskopik olarak yapıyorum. Kolon cerrahisi, kapalı yöntemin en uzun süredir uygulandığı ve karşılaştırmalı çalışmalarla en ayrıntılı incelenmiş alanlarından biridir.
Rektum kanserleri. Rektum ameliyatlarını, tümörün makata olan uzaklığına göre karın ve makat yolunu birlikte kullanan bir yaklaşımla yapıyorum. Ayrıntısı aşağıda.
Mide kanseri. Uygun hastalarda laparoskopik olarak yapılıyor. Uygunluğu belirleyen şey tümörün yerleşimi, boyutu ve komşu dokularla ilişkisidir.
Pankreas kanseri. Seçilmiş hastalarda laparoskopik yaklaşım mümkündür. Pankreas ameliyatları teknik olarak en zorlu grubu oluşturur; burada yöntem seçimi tümörün pankreasın hangi bölümünde olduğuna ve büyük damarlarla ilişkisine göre belirlenir.
Dalak alınması (splenektomi). Kan hastalıkları ve diğer nedenlerle gereken dalak ameliyatlarını laparoskopik olarak yapıyorum.
Kapalı yöntem neyi değiştirir, neyi değiştirmez
Önce değiştirmediğini söyleyeyim, çünkü asıl önemli olan bu: kanser ameliyatının kuralları yöntemden bağımsızdır. Tümör aynı güvenlik sınırlarıyla çıkarılır, aynı lenf bezi bölgeleri temizlenir, damarlar aynı düzeyden bağlanır. Çıkarılan parça, açık ameliyatta çıkarılacak olanla aynıdır ve aynı şekilde patolojiye gönderilir. Kapalı yöntem, karnın nasıl açıldığını değiştirir; ameliyatın onkolojik içeriğini değiştirmez.
Değiştirdiği şey ise iyileşme dönemidir. Büyük bir karın kesisi yerine birkaç santimetrelik girişlerle çalışıldığında ameliyat sonrası ağrı daha az olur, hasta daha erken ayağa kalkar, bağırsak hareketleri daha çabuk döner ve hastanede kalış süresi genellikle kısalır. Kesi yerine bağlı fıtık ve yara enfeksiyonu sorunları da daha seyrek görülür.
Bunun kanser hastasında ayrı bir değeri var: ameliyattan sonra kemoterapi gerekecekse, çabuk toparlanan hasta tedaviye zamanında başlayabilir. Uzun süren bir iyileşme, planlanan tedavinin gecikmesine yol açabilir.
Rektum kanseri: seviyeye göre değişen ameliyat
Rektum, kalın bağırsağın son bölümüdür. Burada ameliyatın nasıl yapılacağını belirleyen tek bir şey vardır: tümörün makata olan uzaklığı. Kolonun başka bir yerinde aynı büyüklükteki tümör için daha basit bir ameliyat yeterken, rektumda birkaç santimetrelik fark ameliyatın tümünü değiştirebilir.
Rektum kanserinde tedavi sırası da farklıdır. Birçok hastada önce radyoterapi ve kemoterapi uygulanır, ameliyat sonraya bırakılır. Bu sıralamayı onkoloji konseyi belirler; ameliyatı öne almak her zaman avantaj değildir.
Tümör makattan yeterince uzaktaysa rektum ve kolon laparoskopik olarak serbestleştirilir, tümörlü bölüm çıkarılır ve iki uç, makat yolundan yerleştirilen dairesel (sirküler) zımba aletiyle birleştirilir. Makat korunur, kalıcı torbaya gerek kalmaz. Birleştirme yerinin iyileşmesini güvence altına almak için bir süreliğine koruyucu stoma açılabilir; bu geçicidir ve genellikle birkaç ay sonra kapatılır.
Tümör makat kapatma kaslarına çok yakınsa durum değişir. Bu kasları koruyarak tümörü yeterli sağlam doku sınırıyla çıkarmak mümkün olmuyorsa, laparoskopik serbestleştirmenin ardından makat çevresinden devam edilerek rektum ve makat birlikte çıkarılır — abdominoperineal rezeksiyon. Bu ameliyatta makat kapatılır ve kalıcı kolostomi açılır.
Bunu yumuşatmadan yazıyorum, çünkü hastanın ameliyattan sonra öğrenmesi gereken bir şey değildir. Kalıcı stoma ihtimali varsa ameliyattan önce konuşulur, stomanın karında duracağı yer siz ayaktayken ve otururken işaretlenir, bakımı için eğitim ameliyat öncesinde başlar. Kalıcı stoması olan hastalar çalışmaya, seyahat etmeye ve spor yapmaya devam eder; zorlanılan asıl dönem ilk haftalardır ve bu dönem desteklenerek geçilir.
Hangi ameliyatın yapılacağı muayene, parmakla makat muayenesi, rektoskopi ve manyetik rezonans bulgularıyla birlikte belirlenir. Sfinkterin korunup korunamayacağı sözü, bu değerlendirme tamamlanmadan verilemez.
Açığa dönmek başarısızlık değildir
Ameliyat kapalı başlayıp açık devam edebilir. Yaygın yapışıklık, kontrol edilmesi gereken bir kanama ya da tümörün görüntülemede göründüğünden daha geniş çıkması bunu gerektirebilir. Böyle bir durumda ısrar etmek hastanın yararına değildir.
Bu ihtimali onam görüşmesinde baştan konuşuyorum. Ameliyathanede verilen karar, o an masada görülene göre verilir; önceden verilmiş bir söze göre değil.
Ameliyattan önce
Kanser ameliyatının hazırlık aşaması ameliyatın kendisi kadar belirleyicidir ve birkaç günde tamamlanmaz.
Tanının kesinleşmesi. Kolon tümörlerinde kolonoskopi ve biyopsi, mide tümörlerinde gastroskopi ve biyopsi ile başlanır. Ameliyat kararı, patolojik tanı olmadan verilmez.
Evreleme. Hastalığın yayılıp yayılmadığını belirlemek için bilgisayarlı tomografi, gerektiğinde manyetik rezonans veya PET-BT yapılır. Evreleme, ameliyatın kapsamını ve sıralamayı belirler — bazı hastalarda önce kemoterapi, sonra ameliyat doğru olan yoldur.
Konsey değerlendirmesi. Cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patolojinin birlikte karar verdiği onkoloji konseyi, kanser tedavisinin standardıdır. Tek bir hekimin tek başına belirlediği tedavi planı bugün kabul edilen bir yaklaşım değildir.
Hastanın ameliyata hazırlanması. Kansızlık düzeltilir, beslenme durumu değerlendirilir, kalp ve akciğer açısından risk belirlenir. Sigara içiyorsanız bırakmanız için geçecek her hafta akciğer komplikasyonu riskini azaltır.
Ameliyattan sonra
Ameliyat sonrası dönemin ilkesi, hastayı yatakta tutmak değil hareket ettirmektir. Erken ayağa kalkmak akciğer komplikasyonlarını ve bacak damarlarında pıhtı oluşumunu azaltır. Ağrı, kendinizi zorlamanız için değil hareket edebilmeniz için tedavi edilir.
Beslenmeye, ameliyatın türüne göre belirlenen bir programla geçilir. Bağırsak ameliyatlarında ilk gaz çıkışı beklenen bir dönüm noktasıdır.
Taburculuk sonrası ilk randevu genellikle yara kontrolü ve patoloji sonucunun konuşulması içindir. Asıl tedavi planı bu görüşmede netleşir: evre, lenf bezlerinin durumu ve dokunun özellikleri belli olduğunda ek tedavi gerekip gerekmediği tıbbi onkolojiyle birlikte kararlaştırılır.
Ameliyat her hasta için doğru yol değildir
Bazı hastalarda hastalığın yaygınlığı ameliyatı ilk adım olmaktan çıkarır; bazılarında ise ameliyat hiç uygun değildir. Böyle bir durumda tümörü çıkarmaya çalışmak fayda getirmez, üstelik hastanın kalan zamanını ve gücünü tüketir.
Bunu söylemek, hastanın duymak istediği şey olmadığı için zordur. Ancak yapılmaması gereken bir ameliyatı yapmamak da cerrahın işidir.
Taburcu olduktan sonra vakit kaybetmeyin
- 38 °C üzerinde ateş, titreme
- Giderek artan karın ağrısı, karında şişkinlik
- Gaz ve dışkı çıkışının durması, ısrarlı kusma
- Yara yerinden akıntı, kızarıklık, açılma
- Nefes darlığı, nabzın belirgin hızlanması
- Tek bacakta ani şişlik ve ağrı
Hekiminize ulaşın; ulaşamıyorsanız en yakın acil servise başvurun.
0541 877 08 08Sık sorulanlar
Kapalı yöntemle yapılan kanser ameliyatı, açık ameliyat kadar yeterli midir?
Kanser ameliyatının kuralları yöntemden bağımsızdır: tümör aynı sınırlarla çıkarılır, aynı lenf bezi bölgeleri temizlenir, çıkarılan parça aynı şekilde patolojiye gönderilir. Kapalı yöntem karnın nasıl açıldığını değiştirir, ameliyatın onkolojik içeriğini değiştirmez.
Ameliyat kapalı başlayıp açığa dönebilir mi?
Evet. Yapışıklık, kanama, tümörün beklenenden geniş olması gibi durumlarda açık ameliyata geçilebilir. Bu bir komplikasyon veya başarısızlık değil, güvenli ameliyatın gereğidir; onam görüşmesinde bu ihtimal baştan konuşulur.
Kolon ameliyatından sonra torba (stoma) takılır mı?
Kolon kanseri ameliyatlarının çoğunda bağırsağın iki ucu birleştirilir ve stoma gerekmez. Tıkanmayla acil ameliyata alınan veya birleştirme yerinin güvenliği tartışmalı olan hastalarda geçici stoma açılabilir; geçici stomalar genellikle birkaç ay sonra kapatılır. Rektum kanserinde belirleyici olan tümörün makata uzaklığıdır: yeterince uzaksa makat korunur, makat kapatma kaslarına çok yakınsa kalıcı kolostomi gerekebilir. Bu ihtimal ameliyattan önce konuşulur.
Ameliyattan sonra kemoterapi gerekir mi?
Bu karar ameliyattan önce değil, patoloji sonucu çıktıktan sonra verilir. Tümörün evresi, lenf bezlerinin durumu ve dokunun özellikleri belli olduğunda tıbbi onkoloji ile birlikte değerlendirilir. Erken evre bazı hastalarda ek tedavi gerekmez.
Patoloji sonucu ne zaman çıkar?
Genellikle bir hafta ile on gün arasında çıkar. Bu süre laboratuvarın yavaşlığından değil, dokunun hazırlanması ve gerektiğinde ek boyamalar yapılmasından kaynaklanır.
Bu sayfayı yazan hekim
Op. Dr. Kenan Yüce · Genel Cerrahi Uzmanı · İstanbul Hospital, Küçükçekmece
Bu sayfadaki bilgiler tarafımdan yazıldı ve içeriğinden ben sorumluyum. Anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; sizin için hangi yöntemin uygun olduğu muayene ve gerekli tetkiklerden sonra belirlenir.
Son gözden geçirme: 5 Eylül 2026