Obezite cerrahisi

Cerrahi, beslenme düzeni ve tıbbi tedaviyle kalıcı sonuç alınamamış, kilonun sağlığı etkilediği kişilerde düşünülür. Amaç görünüm değil, kilonun getirdiği hastalık yükünü azaltmaktır.

Dört yöntemin karşılaştırmalı şeması.
Yöntemler arasındaki asıl fark, midenin mi küçüldüğü yoksa bağırsak yolunun mu değiştiğidir.

Önce şunu okuyun: GLP-1 grubu ilaçlar (semaglutid, tirzepatid) obezite tedavisinde bugün cerrahinin yanında duran gerçek bir seçenek. Kimin ilaçla, kimin ameliyatla gitmesi gerektiğini ayrı bir yazıda anlattım; orada bir dakikalık ön değerlendirme aracı da var.

Kimler değerlendirmeye alınır

Değerlendirmede vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar, önceki kilo verme denemeleri ve genel sağlık durumu birlikte ele alınır. Karar tek bir sayıya bakılarak verilmez.

Hazırlık sürecinde iç hastalıkları, endokrinoloji, beslenme ve gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirmeler formalite değildir; hem ameliyatın uygunluğunu belirler hem sonrasını güvenli hâle getirir.

Bazı durumlarda sonuç "şu an ameliyat uygun değil" olur. Kontrolsüz bir psikiyatrik tablo, tedavi edilmemiş bir bağımlılık ya da ameliyat sonrası düzeni sürdüremeyecek bir durum varsa beklemek doğrudur.

Tüp mide ameliyatı

Midenin büyük kısmı çıkarılarak dar bir tüp hâline getirilir. Hem alınan besin miktarı azalır hem de açlık hissini düzenleyen hormonal denge değişir. Kapalı yöntemle yapılır; bağırsak bağlantısı değiştirilmediği için emilim büyük ölçüde korunur.

Reflü şikâyeti belirgin olan kişilerde bu yöntemin uygunluğu ayrıca değerlendirilir, çünkü tüp mide reflüyü artırabilir. Bu durumda başka bir yöntem öne çıkabilir.

Gastrik bypass

Midenin küçük bir bölümü ayrılır ve ince bağırsağa yeni bir bağlantı yapılır. Böylece hem alınan besin miktarı hem emilim azalır. Tip 2 diyabeti olan ve reflüsü belirgin kişilerde sık tercih edilen yöntemlerden biridir.

Emilim değiştiği için vitamin ve mineral takibi ömür boyu sürer. Bu takip ameliyatın ayrılmaz parçasıdır; aksatıldığında yıllar sonra ciddi eksiklikler ortaya çıkabilir.

Revizyon cerrahisi

Daha önce obezite ameliyatı geçirmiş, ancak yeterli sonuç alamamış ya da kilosu geri gelmiş kişilerde yapılan ikinci ameliyattır.

Revizyon, ilk ameliyattan teknik olarak daha zordur: dokular yapışıktır, anatomi değişmiştir. Bu yüzden karar daha ayrıntılı bir inceleme gerektirir. Kilonun neden geri geldiğini anlamadan yapılan bir revizyon, aynı sonucu tekrar üretir — bu yüzden önce sebep araştırılır.

İyileşme dönemi

Ameliyattan sonra sıvı gıdalarla başlanır ve haftalara yayılan bir programla normal beslenmeye geçilir. Bu program ameliyatın kendisi kadar belirleyicidir.

Erken ayağa kalkmak iyileşmenin parçasıdır. Ağır kaldırmaktan belirtilen süre boyunca kaçınılır. İşe dönüş, işin niteliğine göre değişir.

Riskler

Her ameliyatta olduğu gibi kanama, enfeksiyon ve akciğer komplikasyonları görülebilir. Bu ameliyatlara özgü olan ise kaçak riskidir: dikiş hattından sızıntı, erken dönemde en dikkat edilen durumdur. Uzun dönemde vitamin eksiklikleri, safra taşı oluşumu ve nadiren bağırsak tıkanıklığı görülebilir.

Bu risklerin size özel değerlendirmesi onam görüşmesinde yapılır. Anlamadığınız bir nokta kalmadan onam formunu imzalamayın.

Ameliyat sonrası bunlarda vakit kaybetmeyin

  • 38 °C üzerinde ateş
  • Giderek artan karın ağrısı
  • Nabzın belirgin hızlanması, nefes darlığı
  • Israrlı kusma, sıvı alamama
  • Tek bacakta ani şişlik ve ağrı

Hekiminize ulaşın; ulaşamıyorsanız en yakın acil servise başvurun.

0541 877 08 08
WhatsApp